Atatürk’ün Hayatı

Blog’a Geri Dön

Atatürk’ün Hayatı

Atatürk’ün Hayatı: Türk toplumunun kaderini çizecek olan güneş, 1881 yılında Selanik’te dünyaya geldi. Evet, Atatürk’ün dünyaya gelişmesi Türk milletinin umut ışığı ve umut güneşi olarak yorumlamak mümkün. Selanik’te bulunan Kocakasım Mahallesi ve burada bulunan İslahhane Caddesi’nde bulunan 3 katlı ev, Atatürk’ün dünyaya geldiği yerde. Atatürk’ün babası olan Ali Rıza Efendi’nin babası Hafız Ahmet Efendi, Kocacık Yörüklerindendir. Böylelikle Atatürk’ün baba tarafının soyunun anlaşılması çok daha kolaylaştı. Bir başka şekilde Annesi Zübeyde Hanım’da bir Selanik’te bulunan Langaza kasabasında daha önceden yerleşmiş bir Türk ailesinin kızıdır. Babası Ali Rıza Efendi, subaylık, kâtiplik ve kereste topluluğu ile birlikte çeşitli meslek gruplarında karşımıza çıkmıştı. Atatürk doğmadan 10 yıl önce yani 1871 yılında Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım dünya evine girmiştir. Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım’ın altı yaşı olsa da bunlardan dördü küçük yaşlarda hayatını yitirmiş ve sadece Mustafa Kemal Atatürk ve Makbule Hanım uzun yıllar yaşamıştır. Makbule hanım, Atatürk’ten sonra vefatlanır yani 1956’da kadar hayatını sürdürüyor.

Enteresan bir çocukluk dönemi geçiren küçük Mustafa’nın, eğitim süreci de gerçekten çok ilginçtir. Öncelikli olarak hafız efendi mahalle mektebinde öğrenim hayatına rağmen küçük Mustafa, daha ileride şemsi efendi mektebine geçmiştir. Elbette ki bu babasının istedir. Henüz 7 yaşındayken babasını kaybeden küçük Mustafa, gününün olduğu belli bir süre kalmıştı. Küçük mısır tarlalarında karga kovalanması, küçük mustafa, yapılmış korkuluklarla birlikte kendini yormadan kargaların hakkından gelmeyi başardı. Belli bir süre gününün yerinde ikamet eden Mustafa, 1893 yılında Askeri Rüştiyesi ‘ne girmiştir. Adaşı olan matematik öğretmeni Mustafa Bey, Atatürk’ün ikinci ismi olan Kemal’i bu arada ilâveğinde. Mustafa Kemal’in ardından bundan sonraki hayatında

Hiç zaman kaybetmeden İstanbul Harp Okulu ‘nda eğitime katılan kahramanımız, 11 Ocak 1905 yılında akademiyi yüzbaşı rütbesi ile tamamlandı. Bundan sonra çok çetin günler Mustafa Kemal’i beklemektedir. 1905 ve 1907 yılında şam’da bulunan 5. ordu emrinde göreve başlamış ve burada büyük başarılar vermiştir. 1907 yılında ise yani göreve başladıktan 2 yıl sonra kolağası rütbesine yükselmiştir. Kolağası rütbesi o dönemin karşısında yüzbaşı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu süreçten sonra 3 orduya yani manastıra atanan Mustafa Kemal, 9 Nisan 1909 yılında İstanbul’a gelen hareket ordusunda önemli bir görevedi. Kurmay başkanı olarak görevini bu süreçte, Picardie Manevralarına katılmış ve 1911 yılında İstanbul’da bulunan genelkurmaydık başkanlığı emrinde çalışmalara başlaştı.

Mustafa Kemal, bu sebepten sizi uzaklaştığında uzaklaştığını buldum. Elbette ki Osmanlı İmparatorluğu’nun bu dönemleri yoğun savaşlarla geçiyordu. 1911 yılında İtalyanların Trablusgarp’ın girişimi ile yakın zamanda savaşta buralarda kararuk ve Derne’de görev alan alan Mustafa Kemal, 22 Aralık 1911’de İtalya’nın tarihi yaklaşıyor. Böylelikle devam eden süreçte savaş kazanan bir kumandan olarak 6 Mart 1912 yılında Derne komutanlığına getirildi.

  1. Dünya Savaşı’ndan önceki süreçlerde Osmanlı İmparatorluğu’nun 4 cephede savaşları devam etmekteydi. Tam da bu süreçte subay olarak görevini yapmış ve kusursuz bir çalışma kabiliyeti gösterilmiş olan Mustafa Kemal Atatürk, farklı cephelerde çeşitlilik katlanmış ve bu savaşlarda hem hem zafer hem de muazzam tecrübe kazanılmıştır. 1912 yılında ekimdeki balkan savaşı hedefi, Mustafa Kemal burada çok çok yerde görev yapıyor. Gelibolu birliklerinde üst düzey kahramanımız, Edirne ve Dimetoka bölgelerinin tekrardan geri alındığı çok büyük katkı sağlamıştır. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliği’ne atanmış olan Mustafa Kemal Atatürk, 1914 yılında terfişte ve yarbaylığa yükselmiştir. Öre 1915 Ocağında sona ererken bu tarafta 1. dünya savaşı başlamış ve farklı nedenlerden biri de Osmanlı İmparatorluğu bu savaşa girmek zorunda kaldık. 1. Dünya Savaşı’nın başlaması ve bunu takip eden 1977 yılında, Mustafa Kemal, 19. tümeni kurmak için Tekirdağ’da özel bir görev ile görevlendirilmiştir.

1914 yılında başlamış olan 1. Dünya Savaşı’nda en büyük zaferimizden biri de Çanakkale savaşıdır. Buradaki organizasyonu ile canını hiçe saymış ve muazzam Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte bir kahramanlık destanı yazmış, tüm dünyaya Çanakkale geçilmez kavramını en iyi şekilde anlatılmıştır. Son derece modern ve işlevsel güç ve donanıma sahip olan devletleri, Çanakkale’de durdurulmuş ve burada gerçekten bir kahramanlık destanı yazılmıştır. İngiliz ve Fransız donanmaları çok büyük kayıplar vermiş ve denizden Çanakkale boğazının geçilemeyeceği çok iyi anlamışlardır. Bundan sonraki süreçte Gelibolu Yarımadası’na asker devaran, itilaf devletleri, 25 Nisan 1915 yılında Mustafa Kemal’in komutamasında 19 tümen ile karşı karşıya ilerlerken. Az sayıdaki milli kuvvetler çok sayıdaki itilaf devletlerin ve askeri orduya karşı büyük bir kahramanlık destanı yazılmıştır. yüzbinlerce insanın şehit olduğu ve yüzbinlerce düşmanın asker askerini öldürüldüğü, bir savaşta, tarihi gerçekten meminebini kanla yazmış ve bir destan burada İngilizler Conk Bayırı mağlubiyetinin ingilizcesi, 6-7 ağustos 1915 yılında tekrardan Arıburnu’nda taarruza geçmiştir. O dönemdeki Anafartalar grubunun komutanı olarak görev yapan Mustafa Kemal, 9 ile 10 ağustos döneminde Anafartalar zaferini kazanmıştır.

253 bin şehidin düzenlenmesiyle bu savaşta, birde bir yanından bir şeyehadete yürüdü ve çok çok yerde Mustafa kemal komutasında askerler kimi zaman planı kimi zamanında duyguları ile birlikte düşmana dur demeyi başardılar. Yeri geldiği zaman savaşma değil ölme emmi vermiş olan Mustafa kemal Atatürk, hem 1. Dünya Savaşı’nda hem de Kurtuluş Savaşı’nda defalarca kendi canını da yaşa koymuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün çok önemli bir şarkı sözü tarihe geçmiştir. ” Ben Beden Taarruzu Emretmiyorum Ölmeyi Emrediyorum ” ile birlikte, cephede bulunan bütün askerlerinin kanının son damlasına kadar devam eden yolda çok iyi bir anlatılırdı. Kendisi de birebir aktif olarak cephelerde savaşa katılmış olan Mustafa Kemal,

Türk toplumu ve kahramanı türk toplumu ve kahraman türk toplumu ve kahraman türk toplumu ve kahraman Mustafa Kemal, Çanakkale Savaşı ve 1916 yılında Edirne ve Diyarbakır’da görevini yapan büyük zafer kazanmış ve giden. Bu süreçte 1 Nisan 1916 yılında rütbe yükseltmiş ve tümgeneralliğine göre. Muş ve Bitlis’te Rus birlikleri ile savaşan Mustafa Kemal, bu bölgeyi düşmandan geri yükle. Daha ileride kısa süreli bir görev olarak Şam ve Halep’te bulunmuş olan Mustafa Kemal, 1917 yılında tekrardan İstanbul’a gitti.

Dönemin veliahttı olan Vahdettin Efendi ile birlikte Mustafa Kemal Almanya’ya gitmiş ve cephelerde incelemelerde arada. Mustafa Kemal, bu seyahatin yerinde hastalanan çok yoğun bir şekilde cepheden cepheye ve şehirden şehre koşan. Viyana Karisbadasında Mustafa kemal burada tedavi görmüş ve 15 ağustos 1918 yılında Halep’te 7 ordu komutanlığına atanmıştır. Mustafa Kemal, bölgeseleyi savunmak için bölgesel savaşa katılmıştır. Mondros mütarekesi ile birlikte, 31 Ekim 1918’de Mustafa Kemal Yıldırım Orduları grubu komutanlığına getirildi.

Yeni tarihe göre planlama zamanı o cepheden bu cepheye hiç durmadan savaşan büyük kumandan, orada dehası ve savaş zekâsı ile birlikte orada her yerde imzasını tarihi atmayı başardı. 13 Kasım 1918 yılında ise harbiye nezaretinde yani bu dönemin Bakanlığı’nda göreve başlaştı. Mondros Mütarekesi’nin hemen konuşmasına itilafınızda’nin, Osmanlı ordusunu işgale başlaması çok sürmemiş. Bu sırada 9. ordu müfettişliğini getirmiş olan Mustafa Kemal, 15 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan hareket eden ve 19 Mayıs 1919 yılında Samsun’a ayak basılmıştır. Aslında bu süreç Kurtuluş Savaşı’nın başladığı ve bir destanın yazılmaya başladığı süreç olarak tarihe geçmiştir. Mustafa Kemal Kemal’i göreve başlamış olan ve götürerek devam ettiren 22 Haziran 1919 yılında Amasya’da bir kongre düzenlemiş ve yayınlanmış olduğu genelge ile birlikte bir önceki adım atılmıştır. Bu genelgede milletin istikılalini, millet azim ve kararının kurtaracağını ilan ediyor ve hemen burada Sivas kongresini toplantıya çağırdı.

Kurtuluş Savaşı’nın adım adım imal edilmiş süreçlerinde, 23 Temmuz ve 7 Ağustos 1919’da geçen süre Erzurum, 4 Eylül ve 11 Eylül 1919 tarihleri ​​arasında Sivas kongresini toparlamış ve Türk vatanının kurtulması için belirgin bir yolun çıkması sağlamlaştı. Bu süreçlerde, Mustafa Kemal’in bu süreçlerde oldukça büyük zorluklarla karşı karşıya gelmekte olan biri, aynı zamanda ve hatta aynı çizgiyi takip ediyor. Bu süreçler başarıyla tamamladıktan sonra, 27 Aralık 1919 yılında Mustafa Kemal Ankara’da büyük bir coşku ve heyecanla karşılandı. Gerekirse, arıtma ve gerekse de bir devletin tekrardan örgütü ile inşası için atılanlar, Kurtuluş Savaşı’nın sağlam temellerini oluşturmuştur.

23 Nisan 1920’de yaptığı Türkiye büyük millet Meclisi’ni açan ve başkanlık eden Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyeti’nin olduğu için gerçekten çok önemli bir adım atıldı. Meclis ve belediye başkanlığı mı görev olarak kabul eden Mustafa Kemal, yaptığı ilk seçimde herkesin ortak merkeziyle birlikte hem meclis başkanı endemik belediye başkanı olarak göreve başlaştı. Gerekli yasaların onaylanması ve kabul edilmesi ile birlikte artık Türk milleti için geri dönülmez bir yolculuk başlamış. 15 Mayıs 1919’da İzmir’i Yunanlıların işgali ile çalışırken Kurtuluş Savaşı, Türk tarihinde gerçekten çok önemli bir dönem önce kayıtlara geçmiştir.

10 Ağustos 1920 yılında Sevr antlaşması imzalandığında savaşı kaybetmiş Osmanlı imparatorluğu, yeni doğacak güneşin sinyallerini yapıyordu. 1. Dünya Savaşı’nı kazanmış olan devletlere karşı Türk milletinin ve Mustafa Kemal’in oluşumunu kuran Milliye Hareketi, ilk olarak milis kuvvetleri ile başlamış ve Türkiye büyük milleti Meclisi’nin kurulması ile birlikte ordunun ordusu ile birlikte savaşa devam ediyor. Kurtuluş Savaşı sırasında pek çok başarıya imza atmış olan Milli Ordu, Türklerin tekrardan kahramanlık destanı olarak tarihteki birincil yerini.

Kurtuluş Savaşı’nda Önemli Aşamalar

Mustafa Kemal Önder’in kurtuluş Savaşı’nda pek çok önemli aşamalar yaşanmıştır. Bu savaşlar ve destanları şu şekilde sıralamak mümkün oluyor.

  • Sarıkamış’ın Kurtarılışı 20 Eylül 1920’de
  • Kars’ın Kurtarılışı 30 Ekim 1920’de
  • Gümrü’nün Kurtarılışı 7 Kasım 1920’de
  • Çukurova Şanlıurfa Kahramanmaraş Gaziantep Savunmaları 1919-1923
  • İnönü Zaferi 10 Ocak 1921
  • İnönü Zaferi 23 Mart-1 Nisan 1921’de
  • Sakarya Zaferi 23 Ağustos 13 Eylül 1921’de
  • Büyük Taarruz Başkomutanlık Meydan Muharebesi Ve Büyük Zafer 26 Ağustos-9 Eylül 1922’de

Kurtuluş Savaşı’nda elde edilen zaferleri burada görmek mümkündür. 15 Mayıs 1919 yılında İzmir’e ayak basan Yunanlılar 9 Eylül 1922’de alınabilir. Gazi Mustafa Kemal’in son onayı ve Türk yönetmeni ordusu ve yöneten

Sakarya zaferini müteakip 19 Eylül 1921’de dan sonra, Mustafa Kemal Gazi unvanını sırada. Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı ile birlikte türk ordusunun en üst mertebesine geliyor, Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında aslında tüm emekleri ile birlikte bu topluma yol göstermeye ve yardımcı oluyor oluyor. Burada elde edilen başarıyı taçlandıracak anlaşma 24 Temmuz 1923’te yapılan Lozan’da yapılır. Daha çok sevr antlaşması ile birlikte Osmanlı imparatorluğu. Kurtuluş Savaşı ve bunu takip eden süreçte yeni bir türk devletinin birleşmesi için önemli yerelliğin kurulması.

1 Kasım 1922 yılında ise hem hilafet hem de saltanat bir bütün olmaktan çıkarılmış ve birbirinden ayrılmıştır. Osmanlı imparatorluğu ile yönetim bağları koparıldı gibi 13 Ekim 1923’ün günü cumhuriyet idaresi kabul edildi. Mustafa Kemal Atatürk, toplumu için güzel günlerin haberlerini veriyordu. 29 Ekim 1923 tarihinde cumhuriyetin ilanıyla, 30 Ekim 1923’ün da İsmet İnönü’nde Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk hükümeti vardı. Tarihi darlığı olan bir millet olan Türk toplumunun güneşi olan Mustafa kemal ile birlikte bu süreçte büyük bir mücadele ve başarı atlattığını söylemek oluyor. Türkiye’yi aydınlık süreçlere götür ve çağdaş uygarlık dönemine Mustafa Kemal Atatürk’ü istiyor

Atatürk’ün Devrimleri

  • Siyasal Devrimler
  • Toplumsal Devrimler
  • Hukuk Devrimi
  • Eğitim Ve Kültür Devrimi
  • Ekonomi Devrimleri

Siyasal Devrimler Şu Şekilde Gerçekleşti

İlk olarak saltanatın kaldırılması için atılan adım büyük bir devrim daha kabul edilirse 1 Kasım 1922 yılında bu süreç ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atıldı. Bu süreçte birlikte 29 Ekim 1923’ün cumhuriyet ilan edilmiş, cumhurbaşkanı odaklı ve şehir merkezinde. 3 Mart 1924 yılında ise hilafet kaldırılması ve kaldırılması Türkiye Cumhuriyeti

Toplumsal Devrimler

İlk olarak kadınlar için eşit hakların ortaya çıkması, ancak toplumun devrimlerinde önemli bir yere sahip olmuş. Bu süreç 1926 ile 1934 yılı olarak tarih kayıtlarına geçmiştir. Tekke ve zaviyelerin kapatılması gibi önemli bir konu atılanlar, uzaklaştırılmış ruhbanlığın kaldırılması için Türk toplumuna bir şans vermiştir. 30 Kasım 1925 tarihinde gelişiyor bu uygulama ve liderlik yasası ile birlikte, gerçekten eğitim konusunda çok farklı süreçler başlamış. Şapka ve kıyafetler devrimi 25 Kasım 1925 tarihinde mevcut, dış görünüşü bir tane değişikliğin simgesi olan şapka ve kıyafetler devrimi, dış görünüşünüzün merkezi bir özellik sunuyor. 21 Haziran 1934 yılında soyadı kanunu kabul edilirken daha ileride takip eden süreçte 26 Kasım 1934 yılında lakapların unvanların kaldırılması burada sağlanmıştır.

Hukuk Devrimi

Mecellenin kaldırılması ve Türk medeni kanunu 1937 yılında çıkanen süreçlerdir.

Eğitim Ve Kültür Devrimleri

Öğretimin bütünleştirilmesi ve yeni türk harflerinin kabulü daha da önemli bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Türk dil ve tarih kurumlarının gelişimine ilişkin üniversiteler ve güzel sanatlar bu konuda ortaya çıkmıştı.

Ekonomi Alanında Devrimler

Çiftçilerin desteklenmesi ve vergilerin düzenlenmesi ile birlikte, gerçekten önemli düzeyde atıldı. 1938’de bu süreçlerden sonra Mustafa Kemal’in Atatürk devlet adamı olarak görevine devam etmek. 10 Kasım 1938 yılında gerçekleşen yummuş olan Mustafa Kemal Atatürk, Ankara’nın Etnografya Müzesinde toprağa varken. 1953 yılında yine bir 10 Kasım ayında Anıtkabir’e defnedilmiştir.

Türk halkı sana çok minnettardır büyük kumandam, büyük lider ve büyük insan…

 

Bu makaleyi ne kadar yararlı buldunuz?

Oylamak için yıldızlara tıklayın!

Ortalama Oy / 5. Oy sayısı:

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog’a Geri Dön